Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idamının 52. yılında anma etkinliği düzenlendi

MEHMET REBİİ ÖZDEMİR

(SAMSUN) - Samsun Devrimci 78'liler Derneği idam edilmelerinin 52. yılında Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ı andı. Dernek adına konuşan Cahit Kolukısa, "Tek adam yönetimi sermayenin taleplerini karşılamak için emekçi kesimlere adeta savaş açmış durumdadır. Bugün üç fidanımızı bu koşullar altında anıyoruz. Onların mücadelesini sürdürenler, açtıkları yolda kararlılıkla yürüyenler olarak buradayız. Bizler Denizlerden bugüne mücadele bayrağını bırakmadık ve bundan sonra da kararlıkla taşımaya devam edeceğiz" dedi.

Samsun Devrimci 78'liler Derneği, 6 Mayıs 1972 tarihinde idam edilen Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın 52. ölüm yıl dönümlerine ilişkin basın açıklaması düzenledi. Açıklamaya sivil toplum kuruluşları, siyasi partiler ve sendikalar da katıldı.

Devrimci 78'liler Derneği Samsun Şubesi adına Yönetim Kurulu Üyesi Cahit Kolukısa konuşmasında şunları söyledi:

"Yusuf Aslan, Hüseyin İnan, Deniz Gezmiş... Halkın üç yiğit evladı, 12 Mart faşist cuntası tarafından idam edilmelerinin üzerinden 52 yıl geçti. İdamlarıyla, dönemin gelişen mücadelesi bastırılmak ve gözdağı verilmek istendi. Onlar, eşit ve parasız eğitim hakkı, özerk ve demokratik üniversite; eşit, özgür ve tam bağımsız bir Türkiye için mücadele ediyorlardı. Onların mücadelesini saygıyla selamlıyoruz. Bugün iktidarın rant ve kar politikaları emekçileri açlık ve yoksullukla sınıyor. Milyonlar açlık sınırının altında bir ücretle çalışıyor, halkın sırtındaki vergi yükü katlanılmaz hale geliyor. Emeklilerin, EYT'lilerin, KHK'lıların sorunlarına kulak tıkanıyor. Gençler geleceksizlik ve işsizlikten oluşan bir girdaba sürükleniyor. 1 yılda bilinen 8 MESEM öğrencisi çocuk, işçi cinayetlerinde can verdi. Çocuk işçiliği yasallaştıran iktidar, eti de senin kemiği de senin diyerek yüz binlerce çocuğu sermayedarların eline bırakıyor. Üniversitelilerin eğitim hakkı gasp ediliyor, ülkesinde gelecek göremeyen, iş bulamayan gençler yurt dışına göç ediyor. Eğitim tamamen gerici politikalara terk ediliyor.

"ARTIK MIZRAK ÇUVALA SIĞMIYOR"

Tek adam yönetimi sermayenin taleplerini karşılamak için emekçi kesimlere adeta savaş açmış durumdadır. Mehmet Şimşek ülke ülke gezip, ülkenin yoksulluğunu ucuz iş gücü potansiyeli diye pazarlarken yabancı tekellerin girmediği maden, kaynak, orman kalmamış durumda. Yoksulluktan evine ekmek götüremeyenleri görmeyecek kadar halktan uzaklaşanların politikaları, halka hayatı zindan ederken kendi yandaşları başta olmak üzere sermayeyi tarihinin zirvesine taşımaktır. Milyarlarca dolar savaş sanayine harcanırken militarizm, milliyetçilik ve din istismarcılığıyla tek adam yönetimi elindeki tüm imkanları gerçekleri karartmak için kullanıyor. Ancak mızrak çuvala sığmıyor. Halk işsizliğin, yoksulluğun, enflasyonun altında ezilirken iktidarın yaşadığı şatafat göz kamaştırıyor. İşçi ve emekçilere, basın emekçilerine, toplumun çeşitli kesimlerine yönelik baskı ve yıldırma politikaları ise aynı hızla devam etmektedir. Siyasi parti mensuplarından, gazeteci ve avukatlara kadar geniş bir yelpazede gözaltılar, tutuklamalar sürmektedir.

"EŞİT ÖZGÜR BİR ÜLKEYİ MUTLAKA KURACAĞIZ"

Bugün üç fidanımızı bu koşullar altında anıyoruz. Onların mücadelesini sürdürenler, açtıkları yolda kararlılıkla yürüyenler olarak buradayız. Bizler Denizler'den bugüne mücadele bayrağını bırakmadık ve bundan sonra da kararlıkla taşımaya devam edeceğiz. İş yerlerinde, okullarda, sokaklarda örgütlenmeyi ve mücadeleyi sürdüreceğiz. Emperyalistlere, işbirlikçilere, işgalcilere geçit yok. Eşit ve özgür bir ülkeyi mutlaka kuracağız. Bir kez daha Deniz'i, Yusuf'u, Hüseyin'i ve onların yılmaz savunmanı Halit Çelenk'i anarken, Denizler'in mücadelesini ilerletme sözümüzü yineliyoruz. Mücadelemizde yaşayacaklar."